Bu Düzenbazlığa Boyun Eğmeyeceğiz

0
310

AKP’nin ve Sn. Erdoğan’ın istibdat ve tek adam yönetiminin Kıbrıs’ın kuzeyine dayatması, süslü protokollerle ve sözde kaynak aktarılıyor gösterisiyle tamamlanmak istenmektedir. Son dönemlerde AKP yetkililerinin egemen devlet derken anlatmak istedikleri protokol ile daha net ortaya çıkmıştır.

Türkiye’de kurulan adeta bir kişinin, bir zümrenin ülke iradesini gasp ettiği, her alanı kontrol eder noktaya geldiği Kabile Devleti görüntüsünün Kıbrıs’ın kuzeyine de monte edilmeye çalışıldığı açıktır.

Kıbrıs Türk Toplumunun uluslararası alanda kazanmış olduğu tüm itibarını, statüsünü ortadan kaldırmak için atanan kayyumları ile ortadan kaldırmaya, toplumu yok oluşa sürüklemektedir.

Pandemi döneminde işsiz, aç kalan insanlar yerine 3-5 servet sahibine kaynak aktaran bir anlayışın ekonomiyi düzeltemeyeceği paketin içeriğinde netleşmiştir. Açlık, çaresizlikle eylem yapan insanların önüne koltuk kuvvetlerini diken ve insanları TC Elçiliğinden medet umar pozisyona getiren bir ceberut anlayışının paketle yapmak istediği, ekonomik sıkıntıda olanlara destek değil başka amaç taşıdığı belirlenmiştir.

 Titanik batarken müzik icra ediliyordu.  Bizde de saray yapılması kararlaştırılmıştır.

Paketten sendikalar yasası, demokratik yasaların, hakların ortadan kaldırılması çıkmıştır. Paketten Türkiye’nin insan haklarını hiçe sayan, temel hakları, devletin yapısını, Anayasayı ortadan kaldırma, yasama yürütme, yargı, mali kaynaklar vs.  tek elde toplanıp yandaşlara, çekirdek aileye dağıtan, anti demokratik yönetim biçimi oluşturmak için atılacak adımlar çıkmıştır.

Yıllardır Kıbrıs’ın kuzeyine işbirlikçi hükümetler eliyle dayatılan sözde ekonomik paketlerin Kıbrıs Türk Toplumunu yok etme noktasına geldiği açıktır.

Bu paketler ve anlayışlarla birlikte Kıbrıs’ın kuzeyi parsel parsel yabancı şirketlere, casino, bet, üniversite, otel, kumarhane, gece kulübü baronlarına peşkeş çekilmiştir. Bankalar faizlerle halkın elinden gelirleri almıştır. İthal vakıf,  derneklerle kontrol edilmeye başlanmıştır.

Taşıma, güvencesiz, kaçak işgücü ile insanlarımız işsizliğe, açlığa mahkum edilmiştir. Kurumlarımızın başına TC bürokratları yerleştirilmiş, hükümetlerimiz TC hükümetlerince kayyum gibi atanmaktadır.

Üç kez ertelenen öğretmen sınavları ile göçe, partizanlığa itilen; psikolojileri darmadağın edilen öğretmen adaylarının yerine atanan TC’li öğretmenler yetmiyormuş gibi; yeni TC’li kamu görevlilerinin atanmasına imza veren anlayış, ekonomik kalkınmadan çok ihanet içermektedir.

Okul yerine cami, fabrika yerine külliye, ekoturizm yerine kumar turizmi, parklar yerine şantiye, taş ocakları, Kıbrıs Cumhuriyetindeki haklar yerine sadece TC yetkililerinden dilenen yöneticilerimizin basiretsizliği bir bir bu paketlerle, dayatmalarla monte edilmiştir.

Bugün yeni bir paket imzalanarak Kıbrıs Türk Toplumuna maddi kaynak aktarıldığı söylenmekte; gerçekte ise Kıbrıs Türk Toplumunun demokratik hakları, yaşam biçimi, kurumları, iradesi tamamen ortadan kaldırılmak için son hamleler yapılmaktadır.

Atanmış kayyumların Kıbrıs Türk Toplumunu temsil etme yetisinin olmaması ile rahatça ve kabadayı edasıyla, ukalaca TC yetkililerinin pakete yazdığı birçok öneri bile haddinden fazla hakaret ve dayatma içermekte, faşizan bir tutum sergilenmektedir.

Kıbrıs Türk Toplumunun kendine yetecek kaynakları vardır.

Kendisini yönetme zamanı çoktan gelmiştir.

AKP anlayışıyla hareket eden TC hükümetlerinin paketleri bu ülkeye kalkınma değil, sadece göç getireceği açıktır. 

Onursuzca bu paketleri çözüm diye sunanların karşısında duran sessiz çoğunluk bu düzenbazlığa boyun eğmeyecek,

 sizde ne varsa burada da olacak dayatmasına izin vermeyecektir.

 

Tahir GÖKÇEBEL

Başkan

Yönetim  Kurulu (a.)