BAŞKA BİR EĞİTİM SİSTEMİ MÜMKÜNDÜR

0
245

2015-2016 Eğitim Öğretim yılı yine her yıl olduğu gibi sorunlarla başlayacaktır.  Eğitimin sorunlarla başlaması ve sürekli KAOS yaşanması rastlantı değil, tercihtir. Kamu verimsizdir, işe yaramaz, kamusal haklar fazladır düşüncesinin sermayeye yeni kaynak yaratma amacı taşıdığı bir gerçekliktir. Dolayısıyla isteyerek metalaştırılan eğitim hizmetinin sürekli niteliksizleştirilmeye çalışılması, kamusal olmaktan çıkarılarak özelleştirilmesi niyetindendir. Eğitim hizmetini veren öğretmen de aynı zamanda değersizleştirilmek istenmektedir.

Neo Liberal politikaları acımasızca uygulayan AKP’nin uydusu durumuna gelmiş hükümetlerimiz, dünyanın hem içerik, hem mental anlayış olarak en gerici eğitim sistemini ithal etmiştir. Gerici ve sorunlarını çözememiş, siyasetin gölgesindeki bir sistemle Dünya ile yarışılmaya çalışılmaktadır. Egemen ideolojiyi üretmek, geleceğin seçkin yöneticilerini yetiştirmek (zengin çocukları) aşırı dindar itaat eden bir toplum yetiştirmek, sermaye için dönüşen vasıfsız, köle emekçiler yetiştirmek (fakir çocukları) anlayışıyla ideolojik, dogma, gerici ve estetikten yoksun bir eğitim sistemi ülkemize musallat olmuştur.

KTOEÖS olarak eğitimin; Bilimsel, demokratik, çok kültürlü, laik, nitelikli ve her çocuğa eşit fırsat tanıyan parasız ve kamusal olmasının mücadelesini yapıyoruz. Kamusal olması gereken eğitim maalesef her geçen gün hükümetlerin de katkısıyla piyasa malına çevrilmek için yoğun çaba harcanmaktadır. Kar amacıyla, al beni yaratan, popülist anlayışlarla davranan, denetlenmeyen özel okullar yurttaş yetiştirme görevi yaptığı sanılmaktadır. Özel okullar devlet okullarına rakip yapılmıştır.  Sınırlı sayıda olması gereken özel okullar bu gün %25 oranına gelmiştir. Seçmeci-elemeci sınavlar yüzünden özel ders paraları ve olmayan okul bütçelerinin veliler tarafından ödenmesi ile de devlet okulları gizlice özelleşmiştir. Dengeli bir kişilik, nitelikli formasyonlar kazanma, kültür v.s çok yüksek paralar karşılığı ödenerek alınmaktadır. Yurttaş yetiştirme görevi olan devlet yeterince bütçe ayırmadığı gibi ayrılan bütçe de iktidarın koruması altındaki, ilahiyat veya özel okullara akıtılmaktadır.

Bu gün yaptığımız basın toplantısının amacı devlet okullarını aşağılamak veya felaket telalığı yapmak değildir. Bu basın toplantısı ile hem okullarımızın kronikleşmiş ve çözüm niyeti olmayan sorunlarına dikkat çekmek hem de bir ülkenin kalkınmasının, gelişmesinin en kestirme ve ucuz yolu olan nitelikli kamusal eğitime sahip çıkmaya devam etmektir. Velilerimizi, öğrencilerimizi bilinçlendirerek hükümetlerin popülistçe eğitimden rant elde etme durumunun önüne geçebilmektir.

 

Eğitim yılı başında yaşanan en önemli sorunlar ve hatalar:

 

  • Yanlış giden anlayışlara CTP-UBP Hükümetinin de aynı şekilde devam etmesi,
  • TC ile paralel giden bir eğitim sisteminin tercih edilmesi, eğitimin bir devlet politikasına dönüştürülememesi, (Milli Eğitim Yasasının 22 maddesi.)
  • Devlet okullarına tek kuruşluk bütçe tahsis edilmemesi.(Okul Kayıt Ücretleri Yasal değil AMA…)
  • Kaynakların özel okullara aktarılması, (Eğitim Bütçesinin min. %75’i özel okullara aktarılıyor)
  • Devlet Okullarının, Eğitim Bakanlığı’nın Kadrolarının sürekli eksik olması. Torpille yapılan geçici istihdamlar ve hizmet alımlarının okullarda daha çok sorun yaratması, (Ek 1 Okullardaki Eksik Kadrolar Listesi)
  • Eğitim bilimi ile değil siyaseten alınan eğitim kararları, (Ek 2 Sınıf geçme sınav Tüzüğünün her yılsonunda değiştirilmesi) (Ek 3 konu ile ilgili açıklama)
  • Seçmeci-yarışmacı sınav sitemlerinin devam ettirilmesi/Eğitimin parası olanın hakkı yapılması,
  • Hükümet ve Eğitim Bakanlığının bilimsel kararlar yerine sürekli siyasi kararlar alması,
  • Öğretmenlik Mesleğinin Önemsizleştirilmesi, (Öğretmen yetişmesi, istihdamı, desteklenmesi, özlük hakları, Maaşı; çalışma koşulları, denetlenmesi, yönlendirilmesinin yetersizliği )
  • Öğretmenlik Mesleğinin, kamusal eğitimin sürekli saldırı altına alınması, (Öğretmenlerin farklı yasal haklarla bölünmesi. GÖÇ YASASI adaletsizliğinin öğretmeni köleleştirmesi)
  • TC’den siyasi olarak getirilip istihdam edilen öğretmenlerin hem problem yaratması hem de işsiz öğretmenlerin hakkını gasp etmesi,
  • Demokratikleşemeyen, yerelleşemeyen, üretime dönüştürülemeyen müfredatlar ile demokratikleşemeyen, yenileşemeyen geleneksel okulların hedefsizlik bırakılması,
  • Bilimsel tartışmalar ve katılımcılıkla alınan Şura kararları yerine siyasi kararların uygulanması,
  • Öğrencilere destek ve yönlendirmenin hiç olmaması,
  • Okul altyapılarının ergonomik ve çağdaş eğitime imkân vermemesi,
  • Yasa ve Tüzüklerin hem çağdışı hem de sürekli siyasilerce ellenerek içinden çıkılamaz hale gelmesi,
  • MTÖ’deki sistemin tamamen iflas etmesi, el yordamıyla düzeltmelere çare olmaması,
  • Yüksek öğrenimin sadece kar amaçlı olması, YÖDAK paralı üniversitelerin kurumu gibi faaliyet göstermesi,

 

Özetle sistemdeki sorunlardır, fakat  ŞU ANDA HÜKÜMETLERİN ARZULANDIĞI GİBİ SİSTEMSİZLİK BAŞARILI BİR SİSTEMDİR.

CTP-UBP Hükümeti de eğitim sistemi üzerinde oynamaya başlamıştır.   Özellikle seçmenler düşünülerek hareket edilmektedir. Eğitim sisteminin bir rant kapısı yapılmasına seyirci kalmayacağız. Eğitim Bakanlığı tam bir torpil, rant dağıtma bakanlığı haline getirilmiştir. Bakanlık içerisinden çok kötü kokular gelmektedir.

Biz de öğrencilerin sınıfta kalmasına karşıyız alternatif eğitim sistemi mümkündür. Seçmeci elemeci sınavlar kaldırılabilir, her öğrenci istediği programa girebilir. Her yılsonunda bu tartışmalardan da kurtulabiliriz.  Öğrencilere istediği programı seçme şansı verilerek başarısına göre de yönlenmesi de sağlanabilir.  Kamusal eğitim üzerinde sürekli oynanmasına ve sahte reform çabaları ile devlet okullarının yok edilmesine seyirci kalmayacağız. Öğretmenin köleleştirilmesine seyirci kalmayacağız. Velilerimize ve öğrencilerimize çağrımız el ele vermemizdir.

CTP-UBP Hükümetinin bilimsellikten uzak Eğitim Programında bazı iyileştirmelerden bahsedilmekte ancak felsefesi olmayan, sistemi tanımlanmayan, bütçelendirilmeyen ve anlayıştan yoksun bir programın eğitimde bizim düşlediğimiz niteliksel değişmeyi gerçekleştirmeyeceği açıktır.

 

Başka bir eğitim sistemi mevcuttur. 2014 şura kararları başlangıç yapılabilir.

 

 

Tahir GÖKÇEBEL

      Başkan

Yönetim Kurulu (a.)

 

EK 1

Ek 1 2015 - 2016 Eğitimdeki Eksik Kadrolar_001

Ek 1 2015 – 2016 Eğitimdeki Eksik Kadrolar

 

EK 2

 

Sayfa 1 Tüzük

Ek 2 Sınıf Geçme Sınav Tüzüğü

 

 

EK 3            

Tarih : 14/09/2015

 

EĞİTİMİN NİTELİĞİNDEN BAHSEDEN BAKAN DÜRÜST DEĞİLDİR

Eğitim tamamen metalaştırılarak egemen sınıfın bir çıkarı ve silahı durumuna dönüştürülmek istenmektedir. Ders yılı sonunda Bakanlar Kurulu ile değiştirilen sınıf geçme sınav tüzüğü bu anlayışa yeni bir hizmettir.

 

Bakanlar Kurulu Kararı ile Eğitim Yine Katledilmiştir

Her öğrencimizin başarısına göre nitelikli kamusal eğitim alması gerekmektedir. Bakanlar Kurulunun eğitime yaptığı siyasi müdahaleler  sistemsizlikteki birçok aksaklığın üstünü örtme gayreti ve siyasi rant gailesi taşımaktadır. Başarısızlığın siyaseten desteklenmesi öğretmen ve öğrencilerin, çalışma motivasyonunu bitirmektedir. Her yıl geleneksel bir şekilde Bakanlar Kurulu Kararı ile yasa ve tüzükler hiçe sayılarak atılan adımlar, hiçbir sorunu çözmediği gibi Öğretmenlerin titizlikle yaptığı değerlendirmelere saygısızlık ve öğretmenlik mesleğine taciz anlamı taşımaktadır. Öğrencileri sistemin mağduru ve kurbanı yapan anlayış siyasi rant beklentisi ile devam ettirilmektedir. Devlet okullarında kaos ve güvensizliği artırmaktadır. Tüm okullar kayıtlarını bitirmiş, Meslek liseleri yönlendirme sınavı yapılmış, yerleştirmeler bitmiş, okullara kayıtlar tamamlanmıştır. Bir yıldır çaba harcayan ve başarılarına göre yerleşen, tüm öğrenciler kayıt yaptırmıştır. Okul ve sınıf yerleştirmeleri tamamlanmış, buna göre öğretmen, muavin ihtiyacı belirlenmiş ve ihtiyaçlara göre nakiller yapılmıştır. Uygulama sonrası okullarımızı yeni bir kaos beklemektedir. Yapılan plansızlık, iş bilmezliktir.

Eğitimde Siyaset Belirleyici Olmamalıdır

Sn. Dürüst bütün öğretmenlerin ölçme-değerlendirmesini sıfırlayacak, iradesini yok edecek, Sınıf Geçme Sınav Tüzüğünü ortadan kaldıracak, sınıfını doğrudan geçen öğrencilere adaletsizlik sağlayacak, emek harcamadan da başarılı olan öğrencilerde ahlaki olumsuzluklar yaratacak, öğretmen ihtiyaçlarını çoğaltacak, plansızlığı yığılmayı yaratacak, öğrencileri paralı üniversite müşterisi ve işsiz yapacak şekilde bakanlar kurulu kararı ile sınıf geçme sistemini ders yılı sonunda yine değiştirmiştir. Bazı seçmenler memnun edilsin diye tüm toplum eğitim katledilmiştir.

 

Ek Sınav rüşveti ve Geçirilme kabul edilemezdir

Her yıl son kez denilmesine rağmen öğrenciler, veliler öğretmenin ve sendikamızın üzerine kışkırtılarak, ek bütünleme ve sorumlu geçme talebi yaptırılmaktadır. Bakanlık ise veli ve öğrencilerin arkasına saklanmıştır. Var olan eğitim sisteminin yanlış ve hatalı olduğu bilindiği halde ve Eğitim Şurasında bizim de önerilerimizle seçmeci-elemeci eğitim sistemi yerine yönlendirici-yöneltici bir sisteme geçilmesi gerekliliğinin vurgulanmasına rağmen, yine rüşvet anlamı taşıyan bir uygulama yapılmıştır. Öğretmenin basında, sosyal medyada, kamuoyunda aşağılanması kabul edilemezdir. Bu sistemi yaratan ve sistemi devam ettiren Bakan ilginç bir şekilde sistemi düzelteceğinden dem vurmakta, eğitimin niteliğinden bahsetmektedir. Bu sistem gerçekten değiştirilmek isteniyorsa önce anlayış değişmeli, seçmeli-elemeci sınavlar kaldırılmalı, yerine öğrencinin yeteneğine göre yönlendirici bir eğitim sistemi oluşturulmalıdır.

Eğitim Bakanlığı sistemi esas üreten olduğunu, sistemin yanlışlığını değiştirecek olanın kendisi olduğunu gizlemekte ve popülistçe siyasi rant elde etmek için çocukları, velileri, öğretmenleri harcamaktadır. Yavuz hırsız misali Sn. Bakan kulp uydursa da yapılanlar ortadadır.

Sendikamız 14 Eylül Pazartesi (bugün) 15:00’de tüm okul müdürlerimizle toplantı yapacak ve asla kabul etmediği ve etmeyeceği oldu bittilerin bir daha yaşanmaması için harekete geçecektir. Yaşanacaklardan sorumlu öğretmen değil, eğitimi siyasi rüşvet kapısı olarak gören, gerçekte nitelikli kamusal eğitim gailesi taşımayan Eğitim Bakanlığı ve Bakanlar Kurulu olacaktır.

 

 

Tahir GÖKÇEBEL

Başkan

Yönetim Kurulu a