Çalışanların Alım Gücü Bitirilmiştir

0
107

Eylül ve Ekim 2015 ayları enflasyon değerleri, enflasyonun tırmanışa geçtiğinin göstergesidir. TL’nin değer kaybetmesi, süt ve süt ürünlerine zam yapılması yeni bir enflasyonist sürecin habercisi olmuştur. Hükümetin bu süreçte çalışanı koruma yönünde hiçbir adım atmadığı gözlemlenmektedir. Dövizin yükselişi ile ilgili sadece işveren örgütleri ile toplantı yapılmış bir karar üretilmemiştir. Dövizin yükselişi karşısında çalışanın alım gücünün korunmasının tek yolu eşel-mobil sistemine geçilmesidir. Unutulmamalıdır ki geçmiş yıllarda ödenmeyen hayat pahalılığından dolayı çalışanın alım gücü erimiştir.

Ocak ayı itibarı ile TL’nin yabancı paralar karşısında % 30 değer yitirmesi çalışan kesimlerin alım gücünü geriye götürmüştür. Alım gücünün geriye götürülmesi aynı zamanda ülkenin diğer sektörlerini – özellikle esnaf kesimini- olumsuz yöne etkilemekte işsizliği artırmakta içinden çıkılmayacak sosyal sorunları tetiklemektedir.

2009 yılından beri düzenli ve doğru bir biçimde ödenmeyen hayat pahalılığı oranları alım gücünde tahribatlar yaratmış ve vatandaşın iki yakasını bir araya getirememesini doğurmuştur. Bu yıl yaşanan döviz kriziyle birlikte gelir dağılımı daha da bozulmuş, gelir adaletsizliği daha da artmıştır.

2009 yılından sonra DPÖ verilerine göre yıllar itibarı ile oluşan hayat pahalılığı çeşitli gerekçelerle çalışanlara ödenmemiştir. Eşel mobil sistemine son veren hükümetler yıllar içinde oluşan % 33’lük hayat pahalılığını iç etmişler, şimdi ise TL’nin erimesi nedeniyle ortaya çıkan tabloda ne napalım? demektedirler.

Ülke sorunlarına çare üretemeyen UBP ve CTP-BG hükümetleri kararnamelerle hakları budama yolunu seçmiştir. Hükümetler kararnamelerle ülkeyi yönetmekten, yasalarla oynamaktan, hak budamaktan vazgeçmelidir. CTP-BG / UBP hükümetinden beklenen çalışanların alım gücünü koruyan Eşel-Mobil Sistemini derhal uygulamaya koymasıdır.

 

 

Vedat TEK

Genel Sekreter

Yönetim Kurulu a.