Anayasa Değişikliği Oyunun Bir Parçası Mıdır?

0
96

Kıbrıs Türk Toplumunun demokratik bir anayasaya ihtiyacı vardır. Adamızda olası bir çözüm ve barışa ulaşılması durumu da göz önünde bulundurularak demokratik normları olan, her bir bireyin hak ve özgürlüklerini sonuna kadar koruyan, kollayan; Sosyal devleti ve sosyal adaleti, özgürlükleri geliştiren bir anayasaya acilen ihtiyaç vardır.

 

Günümüzde demokratik gibi görünen kapitalist devlette, anayasa ve yasalar egemen güçlerin koyduğu otoriter kurallar içerip, egemen güçlerin dışında kalan geniş kitlelere verilen SÖZ’lerden oluşur. Anayasa ve yasaların yapılmasından çok uygulanması, verilen SÖZ’lerin tutulması oranında demokratik topluma hizmet edebilirler. Anayasanın değiştirilmesi önerisinin yetersiz ve cesaretten yoksun olunması neticesinde Anayasanın anti demokratik maddelerden temizlenmesi ve demokratik yeni maddelerin konulması,  topluma verilmiş birçok SÖZ’ün tutulmasının garantisini oluşturur.

 

Kıbrıs’ın kuzeyini Türkiye’nin kontrolünden kurtaracak, 12 Eylül Cunta Rejiminin anti demokratik izlerini ve yaklaşımlarını ortadan kaldıracak, tüm toplumu kucaklayan, sadece partilerin uzlaşımı ile değil, tamamen demokratik bir “Toplum Sözleşmesine” ihtiyaç vardır. Anayasa bir yönetme aracı olarak kullanılmaktan çok halkını yönetici erkten koruyan bir toplum sözleşmesi olmalıdır.

 

Değiştirilmesi önerilen maddelerin birçoğu 1985 anayasasındaki içerikten daha olumlu noktada olmasına rağmen bu maddeler bir takım risk ve tehlikeleri beraberinde getirmektedir. Yeni anayasa oylaması, meşru olmayan, baskıcı cunta rejimi 1985 anayasasını meşru hale getiren tehlikeli bir boyut taşımaktadır.

 

Önerilen yeni anayasada miadı dolmuş birçok maddeye dokunulma cesareti gösterilmemiştir. Yalnızca bazı değişiklik önerilerinin “yeni anayasaya” getiriliş biçimi, zamanlaması, paket haline getirilmesi, sadece mecliste bulunan siyasi partilerin ve temsil ettikleri egemenlerin hassasiyetlerine bağlı hazırlanması, yeterince tartışılmaması anayasa hazırlama veya düzenleme tekniğine ve etiğine uymamaktadır.

 

KTOEÖS olarak bir anayasadan beklentimiz, herkese eşitliği, adaleti garanti eden, parasız, nitelikli sağlık, eğitim, kamusal hizmetleri sunan ve günümüzde Neo Liberal politikalarla halkının yoksullaştırılmasının önüne geçecek, iş garantisi sağlayacak, örgütlü bir toplumu yaratacak bir anayasadır. Anayasal eşitlik kavramı net olmalı, ÖZEL VEYA KAMUDA ÇALIŞILMASINA BAKILMADAN EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET net olarak konulmalıdır. Kamusal malların peşkeş çekilmesi ve özelleştirme yasaklanmalıdır. Yurttaşlığın herkese verilebilir olmaktan çıkarılması ve verilme koşullarının zorlaştırılması gerekmektedir. Kamu görevlilerine siyaset yasağının kaldırılması demokrasiye hizmet etmekten uzaktır.

 

Toplumda Evet mi, Hayır mı üzerinden yapılan tartışmalar, yaklaşımlar ve sanki anayasa ile rejim yıkılacak gibi kamplaşmalar Kıbrıs Türk Toplumunun esas ulaşmak isteği noktadan saptırılması niteliğindedir. Anayasa bir amaç değil araçtır. Kurulu düzene ve rejime karşı olabildiğince demokratik bir anayasaya kavuşmak ve bu anayasanın tüm toplumun haklarına getireceği iyileştirmeleri yaratmak esas mücadelemizde bir araçtır. 1985 Anayasasının tümden yürürlükten kaldırılması amacı için mücadelemizi yükseltmeli ve bunu mutlaka başarmalıyız.

 

Anayasa gündemi Türkiye’nin ortadoğuda tıkanan ve batağa saptanan politikasına nefes aldırma kapsamında, Türkiye’de de gündeme getirilen göstermelik “demokratikleşme” süreciyle bağlantılı olarak ele alınmalıdır.

 

KTOEÖS, tüm bu değerlendirilmeler ışığında yürütülmekte olan anayasa değişikliği çalışmalarının siyasal ve ekonomik alanda bir dizi reformlar yapılmasına yönelik bir anayasa oluşturulması ve bu anayasanın hegemonya sistemini kökünden değiştirmeye yönelmesi gerektiğine vurgu yapmaktadır. Eğer bir dönüşüm sürecine girilmesi hedeflendiyse eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, konut edinme, yoksulluğun önlenmesi öne çıkmalıydı.

 

           KTOEÖS, Anayasa Değişikliği meselesinin yetersiz olduğu, birçok konuyu halledemediği gerçeğine bağlı olarak, yeni dönemde ciddi çalışmalar yapılmasının şart olduğu tespitine varmıştır. Tam demokratik ve tam bir toplum konsensüsüne varılmış, demokratik bir Anayasaya ihtiyaç olduğuna vurgu yapmaktayız. Önerilen yeni anayasa değişiklikleri toplumun ihtiyaçlarını karşılamamaktadır. 

 

 

 

 

Tahir GÖKÇEBEL

Başkan

Yönetim Kurulu (a.)