ABD, Kıbrıs’taki Gaz Kokusunu Aldı

0
90

Amerikalıların Politikalarına Kuşkuyla bakıyoruz. Kıbrıs’ta Barış İstiyoruz.

 

Kıbrıs Sorununu çözmek için sürdürülen görüşmeler süreci şekil değiştirmişe benzemektedir. Sorunun çözülmesinde samimi olduğunu söyleyen ABD, AB, Türkiye yetkilileri tutumunda hiçbir şey değişmemiştir. Adamızda kalıcı barış için görüştüğünü iddia eden liderler ve onların ustaları öze yönelik açıklama yapmaktan sürekli kaçınmaktadır.

 

Adamızı ziyaret eden ABD Başkan yardımcısı, gücünü göstermek ve Kıbrıs’ta bir ayar çekmek için gelmiş, yüzlerce korumayla şovunu yapmıştır. Elimde çözüm formülü yok diyen sn. Biden beyninden geçeni de söylemeden gitmiştir. Bazı çevrelere görevler yüklemiş, ancak başrol oyuncusu olduğunu gizlemiştir.

 

ABD  sadece belirli kesimlerle temas kurup, Kıbrıslıların istediği çözümü destekler gibi görünmüştür. Kıbrıs Rum/Türk liderler ise pisi-kedi olmuş durumda ne toplumlarını istediğini ortaya koymakta ne de kendilerinden ne istenildiğini söylememektedirler. ABD Başkan Yardımcısı ziyareti ile de, iki liderin kendi toplumlarının çıkarlarını savunmaktan uzak olduğu daha da netleşmiştir.

 

Bitmez görüşmelerle halkları oyalayan ABD, AB, Türkiye, Yunanistan, İngiltere gibi merkezler çaresiz gibi davranarak hala güven yaratıcı önlem olarak Maraş’ı göstermekten öteye geçmemiştir. Bir gecede Kıbrıs Cumhuriyetini kurdukları, bir gecede böldükleri, isteseler bir gecede çözüm yaratacakları saklamaktadır. Kıbrıslı liderler ise Kıbrıs Halkları yerine çıkar odaklarının, sözcülüğünü yapmaktadırlar. Kıbrıs Türk/Rum halkıyla dalga geçmeye devam etmekte, Kıbrıs sorununu yaratanlardan telkin ve medet ummaktadırlar. Çözüme katkı koymak, yön vermek yerine, eveleyip gevelemektedirler.

 

Büyük Ortadoğu’nun bir parçası konumuna getirilen Kıbrıs Sorunu çözümden çok gazın, petrolun, ticaretin sorunsuz yapılması ve büyük devletlerin çıkarları meselesine eklemlenmiştir. Adanın bölünmüş kalması meselesinden çok alış-verişin, sevkiyatın sorunsuz, güvenli yapılacağı limanlara ihtiyaç esas mesele olmuştur. Bağımsız sivil toplum dinamizminden çok yönlendirilecek çevrelerin desteğine ihtiyaç vardırır. KKTC, elam gibi korku figürleri ve figüranları da bu politikalara destek için kullanılmaktadır.

 

Kırk yıldan fazla devam eden görüşmeler sadece bu ziyaretle şekillenmemiştir. Kafalarda yerleşmiş kendi çözüm planından olsa gerek, bu ziyarette belirli örgütler ve kişilerle temas eden Amerikalılar nedense bazı örgütlerle hiçbir temas yapma gereği duymamışlardır. Anlaşılan reaksiyonel olmaktan öte akılcı, ulaşılabilir, gerçekçi, bağımsız duruşlardan, politikalardan çekinilmektedir.

 

Özellikle Kıbrıs Türk Toplumunun siyasi eşit ortak olmaktan çıkarılıp, sömürge koşullarına mahkûm edildiği bir dönemden geçilmektedir.

 

Kıbrıs Türk/Rum Toplumlarına dayatılan ekonomik, siyasi, kültürel, dinsel, ırkçı politikaların merkezi aynidir. Kıbrıs’ta Toplumların arzuladığı çözümün adı konmamıştır. Halkların buna müsaade etmemesi, dur demesi zamanı gelmiştir. Sn. Anastadiadis Sn. Eroğlu dalga geçmeyi bırakmalı ve adamızda kalıcı bir barışı tesis edecek antlaşmaya odaklanmalıdır. Eğer varsa, çözüm rüzgârı bu anlamda kullanılmalıdır.

 

Kıbrıs’ta olası bir antlaşma, normalleşme ve ortak bir vatan yaratma olgusu dışında hiçbir yolun adada yaşayan halkların çıkarına olmayacağı bilinciyle hareket edilmelidir. Sözde güven yaratıcı önlemler ortaya atılarak Kıbrıs Sorununun zor ve çözülemez bir sorun olduğu ile ilgili toplumlar kandırılmamalıdır. 1960’da Nato istediği ve bir gecede Kıbrıs Cumhuriyetini kurduğu gözden kaçırılarak, masum rolü oynanmamalıdır.

 

Halklarının lideri olduğunu iddia edenler, çözümcü Biden’le !!! görüşen ve kafa sallayanlar çözüm parametrelerini ortaya koymalıdırlar. Maraş ve arkasını, nihai ÇÖZÜM ve BARIŞ formülünü bize de anlatmalıdırlar. KTOEÖS hedef ve amacı belli olan, halkları kardeşliğe, işbirliğine götürecek olan çözüm ve Barış’a katkı koymaya devam edecektir. Bilinmezliklere hizmet etmeyecek, eski Türk Filmlerindeki gibi mağduriyet yaratanların merhametine sığınmayacak, olmayacak duaya amin demeyecektir.

 

 

 

 

 

Tahir GÖKÇEBEL

Başkan

 

 

Yönetim Kurulu (a.)