Siz Seçim Derdinde, Halk Geçim Derdinde!

0
71

9 Aralık 2021, Perşembe günü saat 14:00’de Meclis önünde KTOEÖS ve KTÖS olarak “Halkın Alım Gücünün Düşmesi ve Hayat Pahalılığı”  hakkında ortak basın toplantımız gerçekleşti.


 

ORTAK BASIN TOPLANTISI METNİ

İstikrarsız bir para birimi olan Türk Lirası kullanmanın yarattığı olumsuzluklara, adamızın kuzeyindeki biatçı yöneticilerin partizanlıkları, kaynakları doğru yerde kullanmamaları, yandaş sermayeye menfaat sağlamak için yaptıkları plansız uygulamalar da eklenince, ekonomide tam bir yıkım yaşanmaktadır.

Devlet ciddiyetinden yoksun emir almaya alışmış işbirlikçilerin yönettiği ülkemizde, parası olan ayrıcalıklı küçük bir zümre, ultra lüks hayat yaşarken halkın büyük bir bölümü her geçen gün daha büyük bir yük altında ezilmekte ve fakirleşmektedir.

Türkiye’deki ekonominin çöküşü, TL’nin değer kaybetmesinin temel sebebi olup,    alım gücü her geçen gün daha da erimekte, insanımız borç yükü altında yok oluşa sürüklenmektedir. Tüm bu gerçekler yaşanırken halkın sesine kulak tıkayanlar,  sanki çocuklarımıza çok güzel günler hazırlanmışçasına seçim gezilerinde umut tacirliğine devam etmektedirler.

  • Asgari ücretin 1 Eylül 2021 tarihinden bu güne 521$’dan 207$  azalarak 314$’a düştüğünün,
  • Asgari ücretle Temmuz ayında 507 litre paket süt alınabilirken bugün 434 litre paket alınabildiğinin,
  • Asgari ücretle Haziran ayında 630 litre benzin alınabiliyorken bugün 416 litre alınabildiğinin,
  • Asgari ücretle Ağustos ayında 42 adet tüp gaz alınabiliyorken bugün 30 adet alınabildiğinin

 

FARKINDA MISINIZ?

Haziran ayından bugüne benzin %71,

Temmuz ayından bugüne süt %45,

Ağustos ayından bugüne tüp gaz %56, ekmek %78 pahalılaşmış,

 1 Eylül’den bugüne Dolar Türk lirası karşısında  %66 değer kazanmıştır.

 

Hal böyle iken halkın alım gücünün korunması amacı ile yapılması gereken Hayat Pahalılığı hesaplamaları halkın içinde bulunduğu durumu umursamadan temel gider kalemleri dikkate alınmadan hesaplanmaya devam etmektedir.

İstatistik Kurumunun; Halkın alım gücünün korunması için özellikle temel tüketim maddelerindeki fiyat artışının doğru tespit edilmesi yönünde şeffaf, objektif ve bilimsel çalışması esastır. 3 Aralık tarihinde açıklanan Hayat Pahalılığı oranlarına, istatistik kurumu çalışanları bile inanmamıştır.

Buradan İstatistik Kurumu başkanına soruyoruz: Siyasete maşa olmak ve halkın fakirleşmesine çanak tutacak uygulamalara alet olmaktan memnun musunuz?  Evine ekmek götüremeyen, borç yükü altında ezilen emekçi halkın yüzüne baktığınızda hiç utanmıyor musunuz?

Alım gücünün artırılması; Hayat Pahalılığının gerçek anlamda hesaplanması, kaynakların doğru kullanılması ve hayat pahalılığının, asgari ücret başta olmak üzere maaş ve ücretlere her iki ayda bir yansıtılması ile bir ölçüye kadar mümkün olabilir.

Doğru siyaset ise maaş ve ücretlerin stabil bir para birimi üzerinden ödenmesi ile alım gücünün korunmasıdır. Bunun için de:

 

  • Stabil para birimi olan Euro’ya geçilmelidir.
  • Adanın kuzeyindeki resmi nufüs rakamlarına göre elli milletvekili çoktur. Milletvekili sayısı otuza düşürülüp yirmi milletvekili maaşı tasarruf edilebilir.
  • Adamızın kuzeyinde 28 belediye nufüs ölçeğine ve mevcut yasalara göre çoktur, azaltılıp başkanlık harcamalarından tasarruf edilebilir.
  • Devletin tepesinden başlamak üzere yüksek maaşlardan kesintiye gidilip, tabandan maaş çekenler ve asgari ücretliler desteklenebilir.
  • Müşavirler daha önce görev yaptıkları yere görevlendirilebilir, üçlü kararname ile atamalar müsteşarlık dışında kaldırılabilir.
  • Görev yerine gitmeyen, yasalar gereği çalışmayan partizanca korunan öğretmen, memur, işçilere disiplin soruşturması açılıp görevlerine son verilebilir.
  • Cumhurbaşkanlığının “örtülü ödeneği” kaldırılabilir. Eski cumhurbaşkanlarına yapılan ayrıcalıklar kaldırılabilir.
  • Türkiye’den kutlamalar ve protokol görüşmeleri bahanesi ile gelip yiyip içip, tatil yapan resmi heyet harcamaları kaldırılabilir.
  • 2,350 olan polis sayısı resmi nüfus rakamlarına göre oranlandığında dünya ortalamasının 2.5 katıdır. Bu nedenle azaltılıp 1,100’e indirilebilir.
  • Siyasi partilerin kaynağı belli olmayan paralarla ilgili seçim harcamalarının üzerine gidilip bu paraların vergi olarak bütceye düşmesi sağlanabilir. Siyasi partilere devlet yardımı kaldırılabilir.
  • Kumarhane ve bet ofislerinin vergileri artırılarak kapanmaları yönünde yaptırım uygulanarak kaynak yaratılabilir. Sanal bet kayıt altına alınabilir.
  • Astronomik emekli maaşı almayı engellemek için emekli maaşlarına bir tavan düzenlemesi yapılabilir.
  • “Nereden Buldun Yasası” çıkarılarak vergi ve servet kaçıranlar takibe alınabilir.
  • Özel şirketlere yapılan vergi bağışlarından vazgeçilebilir. Vergi bağışlarının tahsilatları takibe alınabilir. Servet vergisi alınabilir.
  • Ülkeye çalışma izni ile gelenlerin ailelerini getirmeleri durumunda işverenlerinden ek eğitim ve sağlık vergisi talep edilebilir.
  • TC’li şirketlerin 15 yıllık vergi muafiyeti kaldırılabilir ve bunlardan da vergi alınabilir.
  • Devlete ait araziler üzerinde işletme kuranlara araziler satılabilir veya kira bedelleri artırılabilir.
  • Batık bankaları hortumlayanlardan bu paralar talep edilebilir.
  • Askeri kantinlerin faaliyetlerini 1960 antlaşmalarındaki düzeyine getirilip, buradaki kayıt dışı ticaret ekonomiye kazandırılabilir.
  • Sığınak fonu, Sivil Savunma Teşkilatı ve savunma giderleri denetim altına alıp, bunları toplumsal refaha ve sağlık, eğitim gibi sosyal devletin görevlerine aktarılabilir.
  • Kıbrıs’taki T.C.li mal sahiplerinin otellerine gelip, milyonları götüren T.C.li ve yabancı sanatçılardan vergi alınabilir.
  • Teşvik primleri ile beslenen rantçı çevrelere aktarılan kaynaklar doğrudan üreticiye yönlendirilebilir.
  • K.T.C.’yi tanıtma iddiası ile dış ülkelerde açılan ve temsilcilik adı altındaki ticari şirketlere yapılan harcamalar kontrol altına alınabilir.
  • Eğitimi sektör haline getirip muafiyetler ve teşviklerle dünya zenginleri arasına giren üniversite baronlarından ve üniversitelerden vergi alınabilir.
  • Ülkeye giren dövizin, sıkı para politikaları ile ülkeden çıkışı kontrol edilebilir. TC şube bankalarının haksız rekabeti ve ülkeden para çıkarmaları önlenebilir.
  • Daha çok geçiş kapısı açılarak, iki toplumun ekonomik ve sosyal ilişkileri arttırılabilir.
  • Milliyetçi fetişizm haline gelen dev bayraklar dikmekten, bayrağı aydınlatmaktan vazgeçilebilir.
  • Elektrik ve su tasarrufu ile ilgili toplumsal seferberlik başlatılabilir.

Unutmayınız !!! Kurtulmak yok tek başına, Ya hep beraber Ya hiçbirimiz!!

 

Ozan Elmalı                                                                    Şener Elcil

KTOEÖS Başkanı                                                      KTÖS Genel Sekreteri