Öğretmene Atılan Yumruk Geleceğimize Konulan Bombadır

0
147

15 Aralık 2015 tarihinde 10.00-13.00 saatleri arasında Tüm Mağusa Merkez Okulları ile GREV ve EYLEM gerçekleştirildi.

Untitled-29

Dr. Fazıl Küçük Endüstri Meslek Lisesi’nde 10 Aralık 2915 tarihinde öğretmenlerimize yapılan saldırı münferit bir olay değildir. Bu saldırı ve şiddet karşısında davacı olması, öğretmenlerine, öğrencilerine, okullarına sahip çıkması gereken Eğitim bakanlığı hiçbir şey olmamış gibi sessizliğe bürünmüş durumdadır. Eğitim Bakanlığı’nın, hükümetlerin eğitim anlayışının doğurduğu bu kötü sonuç bile yetkilileri maalesef harekete geçirmemiştir. Halkın çocuklarının okuluna, kamusal hizmet veren, geleceğin, onurun, değerlerin timsali, kamu hizmeti veren öğretmene yapılan saldırıya sessiz kalmayacağız. Halkın okullarını ve öğrencilerimizi sahipsiz bırakmayacağız.

Kamusal nitelikli eğitim, devlet okullarının güçlendirilmesi, gözbebeğimiz olan öğrencilerimizin desteklenmesi, kamusal nitelikli eğitimin vazgeçilmezi olan öğretmenlerimize değer verilmesi için sürekli çalışıyoruz. Her geçen gün siyasetin halkın çocuklarının gittiği devlet okulları ve kamusal hizmet veren öğretmenler üzerinde oynadığı oyun hem çocuklarımızı, hem öğretmenlerimizi harcamakta, velilerimizi ise bilmedikleri yanlışlıklara, beklentilere itmektedir.

Her yıl eğitim yılının kaosla başlaması rastlantı değil, eğitim bakanı ve hükümetinin tercihidir. Siyasi rant uğruna atılan adımlar bu gün öğretmenlik mesleğini yok etme noktasına gelmiştir. Öğretmene atılan yumruk bir ülkenin geleceğine konulan bombadan farksızdır. Bu durumu görmezden gelenler bu yumruklara, davetiye çıkaranlardır.

• Bu durum, kamusal eğitimi metalaştırmak isteyen hükümetlerin sermayedarlara sağladığı bir avantajdır.

• Yılsonuna kadar eksik kadroları tamamlamayan velilere kayıt ücreti ödemeyin çağrısı yapan fakat devlet okullarına tek kuruşluk bütçe ayırmayarak okul idarelerini, öğretmenleri velilere hedef gösteren,

• Eksik öğretmenlere kalabalık sınıflara, bölümlere rağmen 1500 öğrenciyi bakanlar kurulu kararı ile bu yıl ve her yıl sınıf geçiren, dolayısıyla sınıfları ders yapılamayacak şekilde kalabalıklaştıran, aynı seviyede olmayan öğrencileri aynı sınıfa koyarak hiç ilgisi olmayan öğrenciyi zorla uyumsuz olduğu, motivasyonunun ve ilgisinin hiç olmadığı, başarılı olamayacağı bir sınıfa hapsederek öğretmene de bakıcı rolü biçen,

• Öğretmenlerin değerlendirmesini hiçe sayarak öğretmeni itibarsızlaştıran, hiçleştiren, öğrenciye hiçbir şey yapmasa, ders dışında kalsa da sınıfını geçebileceğini, yani torpili öğreten, veliye siyasiler isterse olur mesajı vererek öğretmeni veli karşısında değersizleştiren,

• Halkın okullarının alt yapıları, kadroları eksik, atölyelerin içini boş, hedefsiz bırakan,

• Sistemsizliği sistem haline getiren, Modüler sistem gibi bir sistemle kaynağı, kitabı olmayan, müfredat programı meslek liselerine uymayan, ders fazlalığı ile öğrenciyi boğan, dolayısıyla amaçsız, hedefsiz, ilgisiz bırakan,

• Sorma gir hanına döndürülen ülkemizde öğrencilerimize, ailelere hiç bir oryantasyon ve destekleme yapmayan,

• Siyasi karalarla eğitim üzerinde sürekli oynayıp sorunları da, okul idareleri ve öğretmenlerinin omuzlarına yükleyerek, sürekli medyada işini yapmayan, beleş para kazanan, bütün gün oturan öğretmen profili çizen,

• Öğretmen haklarını budayan, torpile, adamcılığa göre tüzük, yasa yapan ancak köhnemiş disiplin, sınıf geçme gibi tüzük ve yasaları değiştirmeyen,

• Okul etkinliklerini yapacak para, alan, sınıf, salon v.s bulamayan, ve çocuklara deşarj olma şansı bırakmayan; oysa ilahiyat gibi ideolojik ve misyoner okullarına milyonlarca lira harcayan,

• Ülke ve Okul güvenlikleri için hiçbir tedbir almayan…..

Bunun gibi yüzlerce sorunun, yaşanan sıkıntıların sorumlusu olarak öğretmeni gösteren, her fısatta öğretmenleri aşağılayan, eğitim bakanı ve hükümeti bugün öğretmene yapılan darp ve saldırının sahibidir. Öğretmenin ve öğrencinin mahrumiyet alanı olması gereken devlet okulunda yapılan bu saldırı asla kabul edilemezdir.

Sınıf geçme sınav tüzüğü, disiplin tüzüğü gibi tüzük ve yasalar derhal ele alınıp değiştirilmeli, okul güvenlikleri için ülke genelinde ciddi tedbirler alınmalıdır. Eğitim bakanı ve CTP-UBP hükümetinin devlet okullarına bakışı, yaklaşımı değişmeli, kamusal eğitimi veren öğretmenin itibarı yükseltilmelidir. Öğretmen ve öğrenciyi eşit tehdit altına bırakan ve okullarımıza tecavüz eden bu anlayış ortadan kaldırılmak mümkündür. Eğitim Bakanını, CTP-UBP Hükümetini uyarıyoruz, çocuklarımızın, öğretmenlerimizin mahrumiyet alanına tecavüz eden şahıs ve şahıslar en ağır cezaya çarptırılmalıdır. Anlayışların değişmesi durumunda başka bir eğitim sitemi mümkündür.

Tahir Gökçebel
Başkan
Yönetim Kurulu (a)