12 Şubat 2016 Sendikal Platform Meclis Basın Toplantısı

0
45

Ülkemizde yasa tanımazlık, torpil, partizanlık, ayrıcalık, yolsuzluk, ayrımcılık, kayırmacılık gibi usulsüzlükler kader yapılmıştır. Eğitim, sağlık gibi temel hizmetler metalaştırılmış, niteliksizleştirilmiştir.

Çevre katliamları, adaletsizlikler, hukuksuzluklar bizzat hükümetler, yetkililer tarafından yapılmakta, ya da ses çıkarılmamaktadır.

Asgari ücret, HP, Eşel Mobil gibi önemli olgular anlamsızlaştırılmış, buna karşılık alım gücü her geçen gün yok edilerek orta sınıf ortadan kaldırılmıştır.

Özelleştirme, sosyal güvensizlik, göç yasası gibi yasalarla kazanılmış tüm haklara saldırılmış, saldırılmaya devam edilmektedir.

180

Bir yandan borcunu ödeyemeyenlerin içeri tıkıldığı, diğer yandan vergi afları, peşkeş çekilen, batırılan halkın kurumları ile milyarlarca lira devlet eliyle şirketlere, sermayeye aktarılmıştır ve aktarılmaya devam edilmektedir.

Ülkenin kuzeyi kumarhaneler, gazinolar, gece kulüpleri, mafya, uyuşturucu cehennemine çevrilmiştir. Yabancı sermayeye peşkeş çekilen araziler (otel, üniversite vs.), kurumlar (Havalimanı, DAÜ-DAK, KTHY vs.) ve sıradakiler (su, elektrik, kooperatifler vs.) ülkemize gelir getiren değil, yağmalanma anlayışını sergilemektedir.

Çözüm ve barış, nüfus, eğitim, sağlık gibi temel politikalarda bile hükümetlerin ne dediği anlaşılmamaktadır. Uygulamada sermaye desteklenirken kamusal olması gereken hizmetlerin de değersizleştirildiği, niteliksizleştirildiği aşikârdır.

Kıbrıs Türk Toplumu kendi ülkesinde insanca bir yaşam; çözüm ve barış talep etmektedir. “Ne Yama, Ne Rehin” politikaları ile de 80 binlerle birlikte meydanlarda iradesini net olarak ortaya koymuştur.

Bugün çalışanlar, esnaf, çiftçi, hayvancı, üretici, işsizler, öğrenciler kısacası halk ülkemizin gidişatından ve yaratılan sistem(sizlik)ten memnun değildir. Sadece küçük bir azınlık olan sermaye sahipleri, yaratılan soygun düzenindeki ayrıcalıklardan tatmin ve memnun görünmektedir.

Ülkemizde umutsuzluk hakim kılınmıştır. Siyasete olan güven yitirilmiştir. AKP-CTP-UBP hala suyun özelleştirmesini, paketin dayatılmasını tartışmaktadır.

Bu umutsuzluğu / kara tabloyu; umuda / beyaz tabloya boyamak için “UMUT AĞACI”nı dikeceğiz. Umut Ağacımızın Adalet, Hak, Hukuk, Yasa, Sosyal Devleti, Eşitliği, Nitelikli Kamusal, Bilimsel Eğitimi, Sağlığı, Sendikalaşmayı, İnsanca Yaşama Hakkını, Barışı, Demokrasiyi Yeşertmek / Umudu / Beyazı ülkemize hakim kılmak için yeniden ve yeniden mücadele etmeye kararlıyız.

Kıbrıs Türk Toplumu çaresiz, umutsuz değildir.

Yine meydanlarda ülkesine, onuruna sahip çıkacaktır.