KTOEÖS Devlet Okullarının Niteliğini Artırmak için Mücadele Etmektedir

0
84

 

KTOEÖS olarak kamusal eğitimin niteliğini artırmak için uğraşıyoruz. Kamusal eğitimin her çocuğa parasız, nitelikli, çağdaş, demokratik ve fırsat eşitliğine bağlı olarak verilmesinin şartlarını sağlamayı kendimize bir ödev olarak yüklemiş bulunuyoruz. Eğitim yılının başlamasından yaklaşık iki ay geçmiştir. Devlet okulları yetim, kimsesiz muamelesi görmektedir. Okullarımızın temel ihtiyacı olan müdür, müdür muavini, bölüm şefi, atölye şefi, öğretmen, hademe ve sekreter kadroları eksikliği halen devam etmektedir. Hükümet eden tüm yetkililerle görüşülmesine rağmen derin bir sessizlik sürmektedir. Ortaöğretimde Eğitim Bakanlığı ile ortak 2.5 aylık bir çalışma sonucunda tespit edilen 89 öğretmen ihtiyacı yerine 49 öğretmen kadrosu ile tasarruf yapılmaya çalışılmış, okullarımız bu yaklaşımla yıl sonuna kadar öğretmensiz bırakılmıştır. 

 

Öğretmen hakları her gün budanmaktadır. Öğretmenin maaşı TC öğretmenlerinin aşağısına çekilmiş, yıpranmaları kaldırılmış, emeklilik prim kesintileri artırılmış, emeklilik yaşları yükseltilmiş, ikramiyeleri kaldırılmış ve birçok hakkı budanmıştır. Bu da yetmezmiş gibi CTP/BG – DP/UG hükümeti 2011’den sonra göç yasası ile istihdam edilen ve fakirlik sınırı altında çalıştırılan yeni öğretmenlerin hazırlık ödeneğini ödememiştir. Tarihe kara lekelerle not düşülen bu uygulama yanında, bu gün öğretmenler arasında 5 – 6 çeşit yasal haklara sahip öğretmenler yaratılmış ve öğretmenler adaletsizce bölüp parçalanmıştır. 

 

Eğitimde popülizm yapılmamalıdır. 

 

Sn. Eğitim bakanımızın basına verdiği demeçlerde sık sık okullarda öğretmen eksikliğinin olmadığını söylemesi, öğrenci başına düşen öğretmen sayısının az olduğundan bahsetmesi ve eksikliğin aslında olmadığını ima etmesi anlaşılır değildir. Değişken nüfusunla beraber popülistçe verilen ek sınav hakkı plansızlık yaratmıştır. Görevi başında olmayan öğretmenlerin korunması; adaletsizce adamcı yaklaşımlarla ihtiyaç olmayan alanlara görevlendirme yapılması; öğretmen kadrosunda olup okulunda olmayan öğretmenlerin korunması; TC’den getirilen ve ihtiyaç olmayan alanlara ajan öğretmen yerleştirilmesi; hiç ihtiyaç olmayan alanlara istihdam yapılması; müfredat programları üzerinde siyasilerin sürekli oynaması, değişiklik yapması; bazı derslerin azaltılması, bazı derslerin kaldırılması; okullarda A öğretmen, B öğretmen, müdür, müdür muavini, şef gibi diğer kadroların hiçe sayılması; Meslek Liselerindeki alanlarda öğrenci azalmaları; okullardaki ders dışı etkinliklerin denkliğinin göz ardı edilmesi; tarım, ticaret, ev ekonomisi, iş bilgisi gibi dersleri kaldıran, bilgisayar, İngilizce, matematik, Türkçe gibi derslerin müfredatını azaltan kararlar SİYASİDİR. 

 

Bu gün matematik, kimya, fizik öğretmeni gibi eksik öğretmenler için başka branşlardaki anomali bahane edilerek aslında öğretmen eksikliği yoktur denmeye çalışılmaktadır. Geçmiş hükümetlerin meşhur eğitim bakanları gibi davranılmamalıdır. Eğitimde yapısal bunca sorun varken (müfredat, okul alt yapıları, okul güvenlikleri, okul bütçeleri, eksiklikler, dengesiz nüfus v.s) geçmiş bakanların yaptığı gibi popülizm yapılmamalıdır. 

 

Muhalefet eden varmış gibi tam gün eğitim, eğitim şurası tartışmaları şekli doğru değildir. Sendikamız eğitimde yapılacak her katkıya destek vermeye hazırdır, Ancak yapılacak her değişiklik bir plan, program, proje dahilinde olmalı ve bütün ayrıntılar toplumla, sendikamızla paylaşılmalıdır. Siyasilerin bugüne kadar yaptığı her yenilik, her şura Kıbrıs Türk Eğitimine yeni sorunlar yaratmış ama çözüm getirmemiştir. Bundan ders alınmalıdır. Öğretmen eksiğini gideremeyen bir hükümet tam güne nasıl geçecektir.?

 

 Eksik öğretmenler tamamlanmalı, tüm öğretmenlere hazırlık ödeneği derhal ödenmelidir.

 

Okullarımızda öğretmen kadroları eksiktir. Öğretmenden tasarruf yaparak devlet okullarına giden çocukları cezalandırmak doğru değildir. Öğretmenler yasasını delik deşik ederek, öğretmenler arasında 5 – 6 çeşit öğretmen yaratıp, aynı işi yapan öğretmenlere farklı haklar öngörmek adaletsizliktir. Öğretmenlerin verimini düşünen çift kadro uygulaması ile öğretmen eksikliğini gidermek mümkün değildir. 2011’den sonra giren öğretmenlere hazırlık ödeneğini vermemek ahlaki ve vicdani değildir. 

 

Eğitim siyasilerin rant kapısı olmaktan kurtarılmalı, bir devlet politikasına dönüştürülmelidir. Öğretmenlerin statüsü düşürülerek eğitimin niteliğinin artırılmasının mümkünü olmayacağı bilinciyle devlet okullarında niteliği artırmak için elbirliği ile çalışılmalıdır. 

 

Milli Eğitim Bakanlığına yazılı ve sözlü sorunlar sendikamız tarafından defalarca aktarılmış, sorunlara güncel pratik çözüm üretilmemesi bir yana, yeni uygulamalarla eğitimde sorunlar çoğaltılmıştır. Devlet okullarında niteliği artırmak için katkı koymaya devam edeceğimizi belirtir, acil olan aşağıdaki konuların çözümünün takipçisi olacağımızı bildiririz.

 

1-Tüm öğretmen kadroları doldurulmalıdır. Boş geçen derslerle öğrenciler mağdur edilmemelidir. (şu anda yaklaşık haftada 600 saat boş ders geçmektedir.) 

2-Okullarımızda eksiklikler devam ederken torpilli, adaletsiz görevlendirmeler sonlandırılmalıdır. Yandaşlara özel muamele yapılmamalıdır.

3-İhtiyaç olan gerçek öğretmen, müdür, müdür muavini, şef, hademe ve sekreter kadroları münhal ilan edilerek doldurulmalı, kadro atamaları ise en geç şubat başı yapılmalıdır. 

4-Tüm öğretmenlerin ve 2011’den sonra öğretmen olanların hazırlık ödeneği derhal ödenmelidir. 

5-Öğretmenler arasında büyük adaletsizlikler yaratılmıştır. Tüm öğretmenleri ilgilendiren yasalar öğretmenler yasasında tadil edilmeli, öğretmenler arasındaki ayrımcılık sona erdirilmelidir. Tüm öğretmenler, öğretmenler yasasına dahil edilmelidir. Eriyen maaşlara artış, vergilerde düzenleme derhal yapılmalıdır.

6-Başta 9. sınıfların durumu olmak üzere eğitimdeki sıkıntıları gidermek, öğretmenler arasındaki ayrımcılığı ortadan kaldırmak için derhal yasal değişiklikler temelinde bütünlüklü bir çalışması yapılması için Milli Eğitim Bakanı tarafından “Teknik Kurul” çalışmaları başlatılmalıdır. 

7-Devlet okullarına gerçekçi ve her okula kriterlere bağlı bir bütçe mutlaka tahsis edilmelidir.

8-Yapacam, edecem gibi kulağa hoş gelen popülist politikalardan vazgeçilerek tüm devlet okullarında tespiti yapılan eksikliklerin bir program çerçevesinde giderilmesine derhal başlanmalıdır. 

 

Çocuklarımızın geleceği için harekete geçilmelidir. KTOEÖS bu sürecin takipçisi olacaktır. Devlet okullarının niteliğinin artırılması bizim için önemlidir. Hükümetin duyarsızlığının devam etmesi halinde her türlü eylem kararına başvurulmaktan çekinilmeyecektir. 

 

Devlet okullarının sahipsiz kalmasına, popülizm ve idare etme mantığına izin verilmeyecektir.! 

 

                                                                                                         

                                                                             Tahir GÖKÇEBEL

                                                                                  Başkan 

                                                                            Yönetim Kurulu a.