Halkın Dayanacak Gücü Kalmamıştır

0
70

Halkın temsilcileri olarak seçilenler sorun çözmek yerine kendi çıkarları doğrultusunda politika yapmaya devam etmektedir. Devlet işlerini yürütmek ve vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için seçilen ve erki eline alarak Hükümet olanların vatandaşın sorunlarına karşı duyarsızlığı hat safhaya çıkmıştır.

Bazı kesimlerin sorunlarını çözmede yöntemleri ve kaynakları sınırsız olan anlayışla hareket eden ve hükümetçilik oyunu oynayanlar vatandaşın dağ gibi biriken sorunlarını görmezlikten gelmektedir. Aynı oyunun bir parçasına dönüşen ana muhalefet de hükümete girme sırasını beklemekten öte hiçbir çaba harcamamaktadır.

Son yapılan seçimlerde halkın verdiği mesajı algılamaktan uzak davranışları göstermeye devam eden hükümet ve sorumsuz muhalefet anlayışı pes dedirtecek duruma gelmiştir.

Döviz fırlamış, Türk lirası erimiş, hayat pahalılığı dondurulmuş geniş kesimler hızla fakirleşerek açlık sınırına itilmiştir. Ülkenin kaynakları ayrıcalıklı bazı kesimler için devam ederken reform söyleminden öte hiçbir adım atılmamaktadır. Bu güne kadar Sosyal Güvensizlik Yasası, Göç Yasası, Özelleştirme Yasası gibi yasaları reform diye sunanların reformdan anladıkları ortadadır. Muhaceret yasası ile kaçak işçi cennetine dönüştürülen Kıbrıs’ın kuzeyi en çok iş katliamının yaşandığı bir ülke durumuna getirilmiştir. Kendi gençlerini işsizliğe mahkûm eden anlayış emek sömürüsünün devam ettirilmemesi için en gerekli olan her çalışana toplu sözleşme hakkı, sendika hakkı, iş, gelecek güvencesi ve insanca yaşama ücretini gündeme dahi getirmemektedir. Göç Yasasına İktidar partileri de ana muhalefet partisi de karşıdır ancak kıvırmaktan öte somut bir politika ortaya konulmamaktadır. Devlet okulları sahipsiz gibidir. Öğretmenlerin sorunları dağ gibi birikmiştir. Savcılık görüşü ile de yasallığı tespit edilen hazırlık ödeneği hakkı iki yıldır gasp edilmektedir. Maliye bakanlığı sadece ayrıcalıklıların ve sermayenin bakanlığı durumuna gelmiştir.

Hem iktidar partileri, hem ana muhalefet halkın sorunları yerine kendi koltuk kavgalarına tutuşmuş görünmektedir. Halka olan güvenlerini tamamen yitirme noktasına gelmişlerdir. Koltuk rüyası görenler ciğercinin kedisi misali davranmakta oysa ALIM GÜCÜ biten halkımız sokak kedisi kadar çaresizce kıvranmaktadır.

Hükümet edenleri de, ana muhalefeti de tekrar uyarıyoruz; sizin koltuk derdinizden çok halkın sorunlarına odaklanmanız gerekmektedir. Politika geçim için değil hizmet için yapılmalıdır.

 

Tahir GÖKÇEBEL

Başkan

Yönetim Kurulu (a.)