ESAS MESELE HALKA RAĞMEN SİYASET YAPILMASIDIR

0
229

Fiilen Hükümet bitmiştir. Yeni hükümet programları, arayışları sürdürülürken halkın temel gereksinimlerini yeniden hatırlatmak isteriz. Elbette siyasi partiler yasası, aile yasası gibi yasaların tadil edilmesi olumluluk içermekte ve desteklenmektedir. Bu değişikliklerin yeterli olmadığı ve biriken sorunlara acilen çare üretilmemesi durumunda, halkın dayanacak takatinin kalmadığı unutulmamalıdır. Siyaset itibar kazanmak istiyorsa, hükümete talip olanlar da, muhalefet edenler de, halka rağmen siyaset yapılmayacağın anlamalıdır. Örgütlenmenin çok zayıf ve sadece kamuda olduğu bir ülkede sendikalar suçlu gibi gösterilme gayretlerinin işe yaramadığı ve hiçbir sorun çözme başarısı göstermeyeceği, siyasete güven getirmeyeceği artık anlaşılmalıdır.

 

Hükümet ve muhalefet koltuk derdinde didişerek, sendikaları bile dizayn etmeye çalışarak dikensiz gonnara bahçesi yaratmak yerine halkın gerçek sorunlarını çözmesi gerektiğini bilmelidir.

 

    Döviz fırlamış, Türk lirası erimiş, hayat pahalılığı dondurulmuş, işsizlik, plansızlık artmış, geniş kesimler hızla fakirleştirilerek açlık sınırına itilmiştir. Asgari ücret sefalet ücretine dönüşmüştür. Ülkenin kaynakları ayrıcalıklı bazı kesimlere sınırsız sunulurken, reform diye gösterilenler içerik ve etki bakımından komik olmaktan öteye geçmemiştir.

 

Bugüne kadar Sosyal Güvensizlik, Göç, Özelleştirme Yasaları gibi fakirleştirme, işsizleştirme, örgütsüzleştirme, güvencesizleştirme getiren yasalar bile reform diye sunulmuştur. Muhaceret yasası onlarca kez değişmiş olmasına rağmen hep realiteden uzak olmuştur. Kaçak işçi cennetine dönüştürülen Kıbrıs’ın kuzeyi en çok sömürünün, iş katliamının yaşandığı bir ülke durumuna getirilmiştir. Taşeron şirketlerin güvencesiz istihdamları yaygınlaşmıştır. Kendi gençlerini işsizliğe mahkûm eden anlayış, emek sömürüsünün devam ettirilmemesi için en gerekli olan her çalışana toplu sözleşme hakkı, sendika hakkı, iş, gelecek güvencesi ve insanca yaşama ücretini gündeme dahi getirmemektedir.

 

Sosyal Güven(siz)lik ve GÖÇ YASASINA iktidar partileri de, ana muhalefet partisi de karşıdır,

 ancak kıvırmaktan öte somut bir politika ortaya konulmamaktadır.

 

Devlet okulları sahipsiz ve hedefsiz hale getirilmiştir. Bilimsel, laik, parasız eğitim yerine dinselleştirilmiş, gericileştirilmiş okullar ve eğitime yatırım yapılmaktadır. Eğitim ve sağlık paralı hale getirilmiştir. Eğitim, sağlık, belediye, ulaşım, yol, konut gibi hizmetlerin sosyal devlet gereği, kamusal verilmesi gerekirken hem niteliksizleştirilmiş, hem de harçları ödenemez duruma getirilmiştir.

 

Öğretmenlerin sorunları dağ gibi birikmiştir. Beş farklı yasa ile istihdam edilen öğretmenler yaratılmış, Öğretmenlik mesleği itibarsızlaştırılmış, sıradanlaştırılmıştır. Sosyal Güven(siz)lik ve Göç Yasasına mahkûm edilen öğretmenler köleleştirilmiştir. Savcılık görüşü ile de yasallığı tespit edilen hazırlık ödeneğini hakkı iki yıldır gasp edilmektedir. İşsiz binlerce öğretmen adayı varken Türkiye’den öğretmenler istihdam edilmekte veya yılsonuna kadar öğrenciler Müdürsüz, muavinsiz, atölye şefsiz öğretmensiz bırakılmaktadır. Maliye bakanlığı sadece ayrıcalıklıların ve sermayenin bakanlığı durumuna getirilmiştir.

Kıbrıs Türkleri uluslararası hukukun dışına bilinçli olarak itilmiş, iradeleri gasp edilmiş,

Kıbrıs sorunu halen çözülmemiştir.

 

Çevre yağmalanmaya devam edilmektedir. Taş ocakları dağları kemirmiş, halkın olan denizlere girmek bile ücret karşılığına bağlanmıştır. Kayıt dışılık, vergi kaçakçılığı ve adaletsizliği, partizanlık devam etmektedir. İnsan kaçakçılığı, fuhuş, kara para aklama kumar, uyuşturucu, hırsızlık, gasp, öldürme, tecavüz, kaçakçılık hayatın parçası olmuş, polis teşkilatının itibarı ise yerlerde sürünmektedir.

 

Birçok kurumun başına vatandaş olmayanlar atanmıştır, yabancı bankalar, TC yardım heyeti ülkedeki parayı kontrol etmekte, sürekli müdahaleler yapmaktadır. Anayasa değiştirilmemiş, 10. Madde kaldırılmamış demokratikleşme kağıt üstünde vardır.

 

Kurulacak hükümete çağrımız halkının artık sesine kulak vererek,  halk için siyaset yapmasıdır.

Tahir GÖKÇEBEL

Başkan

 Yönetim Kurulu (a.)