Bugün Yine Sokakta, Yine Yollardayız!

0
382

Teşviklerle, muafiyetlerle sermayenin önünü açan, çalışanları, emekçileri çıkardıkları yasalarla, hak gasplarıyla, zamlarla köleleştirme çabasında olan meclistekilere susmayacağımızı, mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi, kabul etmeyeceğimizi bir kez daha haykırmaya geldik! Kavgamız emek-sermaye kavgasıdır.

Öğretmenler arasında ayrımcılık yaratan yasalar çıkarıp  öğretmenlerin sosyo- ekonomik statüsünü gerileterek öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştırılmaya çalışıyorlar. Buna izin vermedik, vermeyeceğiz.

 Okullarda kadroları eksik bırakıp tamamlamayarak öğretmenin yükünün artırılmasını, köleleştirme, örgütsüzleştirme, güvencesiz çalıştırılma hedefiyle yapılan tüm uygulamalarla öğretmenin toplumumuzda da hedef haline gelmesini, saldırılara maruz bırakılmasını kabul etmedik, etmeyeceğiz!

Göç yasasının seçimlerden önce Anayasaya aykırı, eşitsizlik yaratan bir yasa olduğunu kabul eden, bu adaletsizliği ortadan kaldıracağını ifade eden ya da seçim manifestolarına yazan, verdikleri sözleri unutan, bu yasada bazı kesimlere ayrıcalıklar tanıyan, kamu reformu diyerek bu yasayı kalıcı hale getirmeye çalışanlara izin vermeyeceğiz.

Sorun kaynak meselesidir diyenlere, üç kez emekli olan siyasiler varken, %65 vergi kaçakçılığı mevcut iken, üçlü kararnamelerle siyasi atamalar hala sürdürülürken, dünyanın sayılı zenginleri arasında olan sermayedarlara teşvik ve muafiyetler sağlanırken inanmadık inanmayacağız. Gençlerimizle, asgari ücretle çalışanlarla, emekçilerle dalga geçmelerine izin vermeyeceğiz!

Eğitim, sağlık gibi kamusal hizmetleri bitirip özele peşkeş çeken, anayasanın öngördüğü çağdaş, laik, bilimsel eğitimden ödün veren, vakıf, dernek, tarikat dayatmalarına boyun eğenlere karşı mücadele ettik etmeye devam edeceğiz.

Nitelikli parasız eğitim ve laik demokratik toplum için mücadelemizi sürdüreceğiz.

Bir yandan vatandaş yapan, bir yandan Siyasi Paketlere onay veren,

bir yandan kaynak yoktur diyen, diğer yandan zenginlerin vergi borcunu silen,

örtülü ödeneklere devam eden, kişiye özel teşvikleri sürdüren,

yurt dışı gezilerinde milyonlar harcayan, usulsüz, yasa dışı davranan,

devleti soyan, dosyaları dokunulmazlık örtüsü altına atan,

kamusal kaynakları peşkeş çeken, çekilmesine seyirci kalan,

kendi insanımız işsizken yabancı misyoner kadrolara milyonlarca lira ödeyen,

Kıbrıslı olan tüm kurumları devreden,

başlarındaki misyoner yöneticilere ses çıkarmayan,

vakıf, dernek, casino, bet ofis, otel, üniversite adı altında ülkeyi parselleyip kamusal mallara ve kaynaklara el koyan,

yerli istihdamı, yerli malı tüketimi yapmayan kurumlara göz yumarak milyarlarca liranın yabancılara gitmesine seyirci kalan,

tek bir yerli istihdamı yapmayan,

askeri kantinleri yaratan,

ülke kaynaklarını kullanan vakıf, derneklere külliye yaratma şansı veren,

ülkemiz içerisinde maddi kaynaklarla birlikte eğitimde, siyasette Elçilikle birlikte yaratılan bölücülüğe, psikolojik bölünmeye sessiz kalan,

yanlış vatandaşlık politikaları ile hastaneleri, okulları, yolları kullanılamaz,

hizmetleri yapılamaz duruma getiren,

bu ülkenin kaynaklarının yetişemez duruma gelmesini ve nüfusumuzun halen OLDUKÇA KALABALIK OLMASINA neden olan siyasetiniz değil mi?

Bu yanlış siyaset yüzünden dün gelmişler bu gün kabadayı Milletvekili pozisyonuna oturup trafikte bile ayrıcalık talep etmez mi?

Yıllarca varoluş kavgasını devam ettiren Kıbrıs Türk Toplumunu dünyadan tecrit ederek Kıbrıs’ın kuzeyinde açık hapis yaşatan, göç ettiren, bu siyaseti emir veren-alan siyaseti ile siz sağlamadınız mı?

Kıbrıs Türklerinin bile bu ülkeye dönememesinin, dönenlerin batmasını sağlayarak ülkenin kuzeyini TC şirketlerine, off shore bankalarına terk eden bu siyaset değil mi? Kıbrıs Türk Toplumunun her gün varlıklarını eriten TL’ye mahkumiyeti bu siyaset yaratmadı mı?

Konu kaynak değil sayın vekiller, konu siyasette hangi tarafta olduğunuzdur…

Emir aldığınız makamlarla birlikte her gün milli gelir artığından bahsediyorsunuz? Peki her gün hayat pahalılaşırken, çalışanların alım gücü düşerken bu gelir artışının kime gittiğini sanıyorsunuz? Halkımız fakirleşmiştir, Kıbrıs’ın kuzeyinde sorun çözemeyen siyasetten bıkmıştır. Birbirinin kopyası parti politikalarından, seçim öncesi yalanlarınızdan usanmıştır.

İşte karşınızdayız. Biz öğretmeniz ve mesleğimizi seviyoruz. Ailemizden harçlık alarak 2 gün Lefke’ye, 3 gün Karpaz’a gitmekten hicap duyuyoruz.

İşte karşınızdayız pırıl, pırıl yüzlerce öğretmen genciz ve GÖÇ YASASI ADALETSİZLİĞİNİ KABUL ETMEYECEĞİMİZİ YÜZÜNÜZE BAKARAK SÖYLÜYORUZ.

Adaletsizliğe….HAYIR !

Hukuksuzluğa…… HAYIR !

Ayrımcılığa…. HAYIR !

Ahlaksızlığa…. HAYIR !

Yalan vaatlere….. HAYIR !

Göç etmeye….. HAYIR !

GÖÇ YASASINA….. HAYIR ! HAYIR ! HAYIR !

Selma EYLEM

Başkan

Yönetim Kurulu (a.)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here