Adalet Hemen Şimdi

0
274

Tarih: 24/05/2021

 

Organize suç örgütü liderinin bir süreden beri  Youtube üzerinden yaptığı açıklamalarda, Türkiye’de derin devlet-mafya-iktidar ilişkileri ile ilgili birçok suçlama ve iddia ortaya atıldı.  Yapılan son açıklamada, Kıbrıs’ta yaşayan, kumar ve uyuşturucu işini yönettiği söylenen bir vatandaşın, Türkiye’deki dosyalarına rağmen devlet tarafından korunup kollandığı iddia edilmiştir.  Bunun dışında, 1996 yılında öldürülen ve failleri hala bulunamayan gazeteci Kutlu Adalı cinayeti ile ilgili söylenenler tüm toplumun vicdanını rahatsız etmiştir.  Ortaya atılan iddialar karşısında 25 yıldır bu cinayetle ilgili sır perdesinin kalkması için hukuk adına ne gerekiyorsa yapılması zorunluluğu gün gibi ortadadır.

Kıbrıs’ın kuzeyi ile ilgili ortaya konan bu tablo buzdağının sadece görünen kısmıdır. Yaratılan bu hukuk dışı yapı yıllardır birçok yönü ile defalarca dile getirilmiş olmasına rağmen, “Evet Efendim” zihniyetiyle bugüne kadar ülkeyi yönetenler, oluşturulan bu çarpık yapıya hiç itiraz etmemiş, adeta düzenden beslenen bir intiba yaratmışlar, din üzerinden siyaset yaparak yıllardır Türkiye’de saltanatını sürdürenlerle işbirliği içerisinde kendi toplumuna sırt çevirmişlerdir.

Süreç içerisinde bu topluma ekonomik, siyasi, kültürel dayatmalar dozu artırılarak sürdürülmüş, muhalif sesler susturulmaya çalışılmıştır. Bunun dışında,

– Kıbrıslı Türkleri milliyetçi söylemlerle yıllarca oyalayıp, dünyadan izole bir yaşama mahkum eden, üretimden koparan, giden Türk gelen Türk politikalarıyla bu toplumu kendi ülkesinde azınlığa düşüren ve siyasi iradesini elinden alanlar;

– Demokrasi, barış, kendi kendini yönetme ve insanca yaşam talep edenleri “Hain ve Rumcu” diye yaftalayanlar;

– Her zorda kaldığında dağdaki bayrağa sarılıp, sabah akşam şükran çekip, gizlice kendisine ve ailesine Kıbrıs  Cumhuriyeti pasaportu alanlar;

– Mali yönden dışa bağımlı olmayı marifet sayıp Türkiye’den para almayı övünç kaynağı yapanlar, ekonomik entegrasyon nedeni ile Kıbrıslı Türklerin her geçen gün fakirleşmesini umursamayanlar;

–  Eğitim sistemimizi muhafazakarlaştırmaya, TC eğitim sistemine paralel bir yapıya dönüştürme çabalarına ses çıkarmayıp, Eğitim Bakanlığını devre dışı bırakacak şekilde müdahalelere göz yumanlar,

– Yargının bağımsızlığını tartışma konusu yaptıranlar;

– İfade özgürlüğünü baltalamaya çalışıp, gazetecilerimizi linç etmeye çalışanlarla boy boy fotoğraf çektirenler;

– Yaşam biçimimize, inancımıza, kültürümüze saygı duymayıp her fırsatta Kıbrıs Türk toplumuna hakaret edenler ve bu hakaretlere karşı üç maymunu oynayanlar;

– Neredeyse yarım asırlık bir zaman diliminde, ülkemizin yağma talan edilmesine ses çıkarmak şöyle dursun, bu durumdan nemalananlar;

– Ülkemizin  kumar, fuhuş, uyuşturucu, kara para aklama cenneti haline getirilmesine seyirci kalıp;  tarikatlar, camiiler, külliyeler, kur’an kursları  yaratılmasına alkış tutanlar;

 

 

Yarattığınız düzenden memnun musunuz? Ebediyete kadar yaşatacağınızı iddia ettiğiniz düzen bu mu?

 

Kutlu Adalı’yı, Uğur Mumcu’yu, Abdi İpekçi’yi, Hrant Dink ve diğer tüm aydınlık kalemleri susturan aynı karanlık güçlerdir, bu karanlık zihniyeti tanıyoruz, biliyoruz. 2005 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Kutlu Adalı cinayeti ile ilgili Türkiye’yi mahkûm ettiğini hatırlatırız. Soruşturmanın derhal yeniden açılması için yetkililere çağrı yapar, görevlerini yerine getirmeleri gerektiğini belirtir, demokrasiye, insan haklarına ve adalete inanan, toplumsal duyarlılığa ve sorumluluğa sahip tüm kesimleri bu konuda birlikte mücadele etmeye davet ederiz. 

 

                                                                                                                                   Duygu Geylan

                                                                                                                                               Örgütlenme Sekreteri

                                                                                                                                                 (Yönetim Kurulu a.)